minyatür haber

bir ân içün gözlerimü kapatacak olsam, korkarum gözümi nirde açacağım muhâldür.

lâedri çelebi

lahm ü

nusret

16 Mart 2017

ol diyar-ı lahmın(et diyârının) sultanu, çeşme-i tuzun(tuz çeşmesinün) hakânu, cümle perhiz ü riyâzetün düşmânu, et san’atınınun aristo vü sinânı. ol kimesne esnâf-ı kassâbandan nusret nâm kassâbdur ki “saltbî” deyu lâkabiyle dahî ma’ruf ve meşhûrdur. bir acaîb âdemdür, et muhibbânıdur. cihân lahmı(eti) döğerek te’dib(edeblendirmek) vü terbiye iden başkasuna tesadüf itmemişdür. Eti evvelâ yüksekce bir zemîne koyub, evire çevire zevk ü ezvâk(zevkler) ile darb ider ki et dahî keyfiyle şarkı söylemeğe şuru’(başlar) ider. ete halinü suâl idecek olsan, keyfinden hicâb ider(utanır)
(…)devamı içün darb it

-lâedri çelebi

 

eski zemanlar

lahm u nusret

lahm u nusret ol diyar-ı lahmın(et diyârının) sultanu, çeşme-i tuzun(tuz çeşmesinün) hakânu, cümle perhiz ü riyâzetün düşmânu, et san’atınınun aristo vü sinânı. ol kimesne esnâf-ı kassâbandan nusret nâm kassâbdur ki “saltbî” deyu lâkabiyle dahî ma’ruf ve meşhûrdur. bir acaîb...

Devamını Seyret

nokta-i kuvvet (power point) mesnevisi

nokta-i kuvvet(power point) mesnevisi   kamu millet cem’ olundu lâedri hikâyet eyleye, bir ğarib sergüzeşti rivâyet eyleye. lâedri çelebi sözi sâz eyledü, ol efsâne içün nice hoş elfâz eyledü. bir vakte vâsıl oldu ki koca koca şirketler, cem’ olunub...

Devamını Seyret

mümtâz kahrmanlar sâni

mümtâz kahrmanlar sâni çadurlarımızı toplayub, râhe üftade olduk da bu bencileyin acûz kul nice nice mümtaz kahrmanlar ve dahî birde meydande kellesü kızdığında “duhhhh” deyu nâra atan humer isimpsun ile bard bin humere tesâdüf itdi. “yu lidıl” deyub şunceğiz...

Devamını Seyret

makbûl ve maktûl con isnov paşa

makbûl ve maktûl con isnov paşa taht ğavğalaru diyârında 7 krallığın maktûl sadr-ı azâmı, vintıfell’ün veli ni’met efendisü eddard stark’ın bir anluk hevesi neticesünde ğayr-ı meşru olarak tevellüd(doğma) itmişdür. isnov deyu ma’rûf(bilinmesi) olmasının sebebi kuzey’de tevellüd iden ğayr-i meşrû...

Devamını Seyret

Doldur Saki

nedür bunun aslı?

burasu fatih nâm lâedri’nin “blog” sitesidür. vakta ki mühendis oldı, şahadetnamesün alub bilkent medresesünden, dedü ki kendü kendüye ben niçün bünyâd itmeyeyim şol ismi cemîli yeniceri kahvehanesü olan bir isite. hal böyle iken; tersîm ile hayal itdü, tahrîr ile meyal itdü, şiir ile oldı mâyil, ruman ile oldı zâyil. ez-cümle yolcu kardeş, râh üzre uğradığın bu kahvede herşey bâd u heva, herşey bîbehâ! burada ki bütün kahrmanlar, muharrirler, şairler ve ferdler dahi, fatih deyu anılan şahsın tahayyülüdür. isimler benzese  simalar andırsa dahî hakîki kişi, şahıs, kurum ve dahî dairelerle ile alakası yoğdur.

___

bu sahifedür ki sahibi olan mühendis kişi tarafından tamamiyle gönüllük esâsına bağlı olarak boş zemanlarınu değerlendirmek amacıyla yazılan hikâyeler ve onların minyatürleriyle doludur. boş vakitlerinü kıymetlü geçirmek isteyen şol zatın bir nev’i hubisidür bu iş.

___

el-hasıl şol kahrmandur ki Lâedri Çelebi 18. asırda berhâyatdur halâ. zemanda gelür gider, gördüğün bildiğin hikâyet ider. seyyâh-ı zemân, huzursuz piyâde’nin hem-râhıdur. gâhi sergüzeştinü tekellüm ider, gâhi tesâdüf itdiğü bir âdemü. hikâye ânın hikâyesidür, nakkaş ali musavviri.

___

el-hak minyatür sanatınu  2000’lü yıllarun filim vesâir eşhasu ile tersim iden nice güzel insanlar vardır “hatta benden evvel akledenler dahî var” lâkin, ben sâdece minyatür çizmekde değilümdür aslında. Ben tahrîr itdiğüm hikâyatin minyatürlerinü tersim itmekdeyüm. ya’ni hikâyesinü yazmadıklarımun minyatürleri dahi yoğdur. alâmet-i fârika arıyor ısan ey mihmân belki oldur yoğsa minyatür sadece minyatürdür.

ya’ni anlayacağın cancağızım kısa hikâye muharriri iken minyatür sanatkâru olarak anılur oldum.

___

vesselam

m.f.k.

e-posta: yenicerikahvesi@gmail.com

e-posta: kara@yenicerikahvesi.com

fasl-ı sâni:sûret defteri

“cahildik 

dünyanın…”

 

 

vefât idelü nice zaman olsa dahî, biz halâ senün türkülerin ile dertleniyoruz.. neşet baba.. allah taksîratun affetsün. mekânın cennet olsun.

31 mart 2016 ankare

nakkaş ali

karikatür nevi’ ecnâs-ı muhtelifeden küçek büyük nice resimler, minyatürler ihtiva ider.

ârifin şekvâsu dahî zarif, câhilün lütfu dahî ğaliz. ondandur ki, cânın çığlığı nihândur ammâ, nale-i nefs gök kubbeyi dahî incidür. nûr ile balçık hemrâh oldığından pes nice söz söylendü, nice peyman idildü. kimi kırdu ahdini, şikeste itdü; kimi dutmağa çalışırken nefsin gözyaşlarına kandu. ârif olan cânı kandırmağa kâfi oldı iki damla ab-ı çeşm, câhil nefsin elinde dest-mâl oldu gönüller. Nefis gâh ululandu, kuh-u kâf kadar yüce oldığın söyledü, gâhi düşdi toprağa kadd-i karuncaya dahi dedü ki: “bilmem senin selvi boyun mu daha uzun, yoksa mecnûna kiceler mi?”. iş bu olanlar ne nihayet buldı şu sayegâhda, ne bidayeti bilmek kabil-i mümkün oldı. nefs ile cân hem-sefer vü rakîb oldılar; bu cidâl böylece devam itdü. kimi kice yüzlü nefs ğalebe çaldu; kimi afitâb-rû cân güç kesbitdü.

lâedri çelebi

fasl-ı râbi’:

divan-ı çelebi

lâedri çelebi’nin divanın kısımlar ihtivâ ider

sanır

bir dehre düşdük eyvah ki eyvah
herkes ceddini hızır neslini ilyas
kenduyi güruh-u necâtden sanır.
herkesin bindiğin düldül, kılıcın zülfekâr
ahbâbın kanber sanır.
sûal olunmaz kimsenin ne adlinden
ne zühtünden ne takvasundan.
kime sual itsen kendüni ya ebû bekir
ya ömer ya osman sanır!

lâedri çelebi’nin divanından bir sahife.

lâedri çelebi

lâedri’nin divanı

fasl-ı hâmis:

tecrübe-i kalem

feylesof rıza’nın kalem tecrübelerini ihtiva ider.

ser_levha_bir_gece_vakti_kalem_tecrübesi

bir gece vakti lisan üzerine kalem tecrübesi

lisan-i__down

14 Mart 2016

selam ve hayır üzerinize olsun.

şunu dahî bilmek gerekdir ki lisân okuyub, yazan ve fikr eden insanlar içün daha fazla ehemmiyete hâizdir. hatta bu mes’ele halkın geri kalan kısm-ı a’zamı içün pek bir şey ifâde etmeyecekdir. çünkü lisanın kişiye kâfi geldiği noktada ve noksânlığı his edilmediği yerde lisânın ahvâline itirâz beklenmez. lisânı günlük işlerini halletmek maksadı ile isti’mal eden kimselerin dünyanın hemen her yerinde ve lisânında bu vaziyetleri anlatmağa ma’rifeti olan kelimleri bulabileceği ma’lûmdur. o halde lisânın ahvali karşısında bihuzûr olması icab eden kimlerdir? sûalimin cevabı pek tabîi aşikârdır. ilimlerin her nev’i ile iştiğâl edenlerin aslî mes’elesi olsa gerekdir.

yazının devamı içün darb it!

 

Doldur Saki